27 Şubat 2008 Çarşamba

istanbul'u terketmeme çeyrek kala...

...hala tepkisiz kalbim bütün olan bitene
korktum, fırtına öncesi sessizlik mi diye
alışmaya çalışmıştı sanırım herşeye...
çok ilginç ama hala akmadı gözümden yaş. uzun zamandır yaşadıklarım nerede birikiyor, ne zaman ortaya çıkacak merak ediyorum.
yazdığım senaryolar oyuncusuz kaldı ve ben yine elleri bomboş toplamaya başladım eşyalarımı.
sonra bişeyi farkettim bu filmin sonu böyle olmamalıydı.
ama elimden birşey gelmiyordu.
sonra devam ettim bavula koymaya eşyalarımı.
aslında tanıdıktı bu sonlar bana; belkide bu yüzden kolay toparlanıyordu eşyalarım.
sonra tekrar düşündüm nereye gitmeliydi eşyalarım.
bıraktım eşyalarımı toplamayı.
aslında ben onları hiç toplamamıştım.
yeni bir hayatı hayal ederken, aynı şeylere alışmak için öyle kalmalıydı eşyalarım.
yine dağınık, yine karışık ve yine toplanmamış...

3 yorum:

didem dedi ki...

sempatik arkadaşım benim iyiki varsın. Bu arada İstanbul seni çok özlüyor...

Adsız dedi ki...

cnmmm bnm okadar içten yazmışsınki yazıların seni ele veriyor.Bir damla göz yaşı gibi içime aktın cnm...Kalbinin güzelliği yazılarına yansımış okurken çok etkilendim başka yerlere gittim.Sanki İstanbulu bırakıp başka yere gitmişim ve onun hüznünü yaşıorum..

anıl dedi ki...

İstabul...Bir genç kız gibi işveli cilveli ama bir o kadar da buram buram gurbet kokan sehir...Bu gurbeti beraber solumak varmış kaderde.Acı tatlı 2 yıl..Dile kolay..yaşandı ve geride kaldı güzellikler ve yaşananlar...Şükürle olsun tanıştırana....boğazdan gemiler geçiyor boğazımda adın düğümleniyor...