duygusal sanrı...
içinde sen olan bir hayal kurdum ve içimde senli günlere döndüm. gidince o günlere gördüm ki adeta bir dev aynası gibi büyüttükçe büyütmüşüm ben seni, eminim sen bile tanımazsın anlatsam sana sen sandığım içimdekini. ama bazen görülen güzel bir rüya gözlerini tekrar kapamak için iyi bir sebebtir, çok geç farkettim hayaller sadece olmayana inanmak içindir.
22 Eylül 2008 Pazartesi
18 Eylül 2008 Perşembe
çocukken olduğu gibi şirinleri izlemek için erkenden kalkabilirim; eğer annem saat dokuz buçukta '' geç oldu yat, uykunu al'' diye uyarırsa
oyunum bitmiş oyuncaklarımı kaldırayım diye düşünerek dağınık eşyalarımı toplayabilirim; eğer sonra ödül olarak en sevdiğim pastadan varsa
sınıf kütüphanesinden almış gibi yapıp okuyup hemen teslim etmenin verdiği mutluluğu yaşamak için kitaplarıma daha çok zaman ayırabilirim; eğer okuduktan sonra kırmızı kurdele takacak biri olursa
evciliğe çağırıyormuş gibi davranıp uzun zamandır aramadığım arkadaşlarımı arayabilirim; eğer bir saklambaç oyununda bulunmaz sandıkları yerlerini bulmuşum gibi şaşırırlarsa
küçücük dünyamın kocaman olduğuna inanmak ve kendimi dünyanın merkezinde sanmak en önemlisi de herşeye yeniden başlamak için bir süreliğine çocukmuşum gibi davranmak istiyorum.
oyunum bitmiş oyuncaklarımı kaldırayım diye düşünerek dağınık eşyalarımı toplayabilirim; eğer sonra ödül olarak en sevdiğim pastadan varsa
sınıf kütüphanesinden almış gibi yapıp okuyup hemen teslim etmenin verdiği mutluluğu yaşamak için kitaplarıma daha çok zaman ayırabilirim; eğer okuduktan sonra kırmızı kurdele takacak biri olursa
evciliğe çağırıyormuş gibi davranıp uzun zamandır aramadığım arkadaşlarımı arayabilirim; eğer bir saklambaç oyununda bulunmaz sandıkları yerlerini bulmuşum gibi şaşırırlarsa
küçücük dünyamın kocaman olduğuna inanmak ve kendimi dünyanın merkezinde sanmak en önemlisi de herşeye yeniden başlamak için bir süreliğine çocukmuşum gibi davranmak istiyorum.
13 Eylül 2008 Cumartesi
alışkanlıklar....
ben değiştirebilseydim hayatımdaki küçük şeyleri;
yastığı kafamın üstüne koyarak değil, kafamı yastığın üzerine koyarak uyumak isterdim. böylece gecenin soğuk ve temiz nefesini ciğerlerimde hissedebilirdim.
yemeği sol elimle değil sağ elimle yemek isterdim. böylece masada farkeden birinin günah uyarılarını işitmezdim.
hava-i fişekleri hiç korkmadan izlemek isterdim. o siyah gökyüzüne püskürtürken renklerini bende istersem korkularımı yenebileceğimi bilirdim.
elli rakamını uzatmadan söylemek isterdim. böylece bu rakamı söylemekten bu kadar kaçmaz, avea numaramı da ezberleyebilirdim.
dağınık değil düzenli birisi olmak isterdim. eşyalarım düzelttikçe beynimdeki düşünceleri de yerli yerine yerleştirebilirdim.
geceleri gözümü kapatır kapatmaz uyumak isterdim. böylece saatlerce düşünmez düşündüklerimi de rüyalarımda devam ettirmezdim.
ben hayatımda değiştirmek istediğim hiçbir şeyimin olmamasını isterdim. böylece kabullenmenin huzursuz huzurunu içimde doyasıya hissedebilirdim.
ben değiştirebilseydim hayatımdaki küçük şeyleri;
yastığı kafamın üstüne koyarak değil, kafamı yastığın üzerine koyarak uyumak isterdim. böylece gecenin soğuk ve temiz nefesini ciğerlerimde hissedebilirdim.
yemeği sol elimle değil sağ elimle yemek isterdim. böylece masada farkeden birinin günah uyarılarını işitmezdim.
hava-i fişekleri hiç korkmadan izlemek isterdim. o siyah gökyüzüne püskürtürken renklerini bende istersem korkularımı yenebileceğimi bilirdim.
elli rakamını uzatmadan söylemek isterdim. böylece bu rakamı söylemekten bu kadar kaçmaz, avea numaramı da ezberleyebilirdim.
dağınık değil düzenli birisi olmak isterdim. eşyalarım düzelttikçe beynimdeki düşünceleri de yerli yerine yerleştirebilirdim.
geceleri gözümü kapatır kapatmaz uyumak isterdim. böylece saatlerce düşünmez düşündüklerimi de rüyalarımda devam ettirmezdim.
ben hayatımda değiştirmek istediğim hiçbir şeyimin olmamasını isterdim. böylece kabullenmenin huzursuz huzurunu içimde doyasıya hissedebilirdim.
11 Eylül 2008 Perşembe
vapurdaki aptal çocuk...
sanırım çok fazla izlemiyorsun yeşil çam filmi; boğazı seyredeceğim derken kaçırdın en güzel sahneyi.
eğer kafanı kaldırma zahmetinde bulunsaydın; eminim hayatının aşkıyla karşılaşacaktın.
şimdi biraz çocukluğuna inelim, külkedisini baloya çekende ilk görüşte aşk değilmiydi; acele et istersen, tekrar bulamaya bilirsin ayakkabılarım camdan değildi.
hem bak boğaz, ışıklar, kız kulesi neden bu an ölümsüzleşmesin; bak iyi düşün bu fırsatı bir daha eline geçiremezsin.
ben konuşurken seninle içimden, vapur iskeleye yaklaşmış farkedemedim; acelen vardı galiba hemen inmişsin, koştum ama yetişemedim.
sanırım çok fazla izlemiyorsun yeşil çam filmi; boğazı seyredeceğim derken kaçırdın en güzel sahneyi.
eğer kafanı kaldırma zahmetinde bulunsaydın; eminim hayatının aşkıyla karşılaşacaktın.
şimdi biraz çocukluğuna inelim, külkedisini baloya çekende ilk görüşte aşk değilmiydi; acele et istersen, tekrar bulamaya bilirsin ayakkabılarım camdan değildi.
hem bak boğaz, ışıklar, kız kulesi neden bu an ölümsüzleşmesin; bak iyi düşün bu fırsatı bir daha eline geçiremezsin.
ben konuşurken seninle içimden, vapur iskeleye yaklaşmış farkedemedim; acelen vardı galiba hemen inmişsin, koştum ama yetişemedim.
9 Eylül 2008 Salı
kaçış...
gerçeklerden kaçabilirmiyim kendimle küçük bir oyun oynasam; hiç bilmediğim bir otobüse binip tanımadığım bir şehirde yeni bir hayata başlasam; umarsızca kalabalıklara karışıp kendime bile yabancılaşsam; nasılsın sorusuna verilecek tüm cevaplarımı saklasam; kaçılır mı gerçeklerden kötü bir rüyadan az sonra uyanacakmışım gibi yaşasam.
gerçeklerden kaçabilirmiyim kendimle küçük bir oyun oynasam; hiç bilmediğim bir otobüse binip tanımadığım bir şehirde yeni bir hayata başlasam; umarsızca kalabalıklara karışıp kendime bile yabancılaşsam; nasılsın sorusuna verilecek tüm cevaplarımı saklasam; kaçılır mı gerçeklerden kötü bir rüyadan az sonra uyanacakmışım gibi yaşasam.
29 Ağustos 2008 Cuma
daha farklıydı sanki herşey önceden.içimde bir çocuk yaşardı arasıra kendini hissettiren. hayat biraz donuklaştığında ruhumu basıp kaçtığı zillerle harekete geçiren. ağladığımda hırkamın kollarına gözyaşımı silersem daha çabuk kuruyacağını söyleyen ya da iyileşeceğini her yaranın öpülen. hayatı ibaret olan sadece evcilikten.
ama; mutlu olamıyorsa küçük bir elma şekerinden ve de heyecanla beklemiyorsa hiçbir haberi bu beden;sanırım o çocuk gitmiş biyerlere misketlerinin peşinden.
ama; mutlu olamıyorsa küçük bir elma şekerinden ve de heyecanla beklemiyorsa hiçbir haberi bu beden;sanırım o çocuk gitmiş biyerlere misketlerinin peşinden.
17 Ağustos 2008 Pazar
mektup3...
bilmem kaç yıl önce bu satırları dört gözle bekleyen sen;
şimdi düşünüyorum da bence biz hayatı yanlış anladık. aynanın karşısına geçip ''mühürlü kaderim ben gibi erirmisin'' i her zerremizde hissederek söylediğimiz günün ertesinde herşey düzelecek sandık.her yıl hayatımızda yeni bir sayfa açtık ve her harfini birlikte karaladık. birlikte kurduğumuz her hayalin gerçekleşeceğine inandık ve her hayal kırıklığında; çabuk düzelmesi için herşey birbirimize yaslandık. zaman ilerlesede, şehirler değişsede, yaşantımızdan kıymet bilmezler geçip gitsede biz birbirimizden hiç ayrılmadık.biz birbirimize gerçek bağlarla bağlandık; belki de bu yüzden ne kırıdık ne alındık ne de darıldık.
galiba biz seninle en zor olanı başardık; büyüyen herşeye inat hep 16 yaşımızda kaldık.
bilmem kaç yıl önce bu satırları dört gözle bekleyen sen;
şimdi düşünüyorum da bence biz hayatı yanlış anladık. aynanın karşısına geçip ''mühürlü kaderim ben gibi erirmisin'' i her zerremizde hissederek söylediğimiz günün ertesinde herşey düzelecek sandık.her yıl hayatımızda yeni bir sayfa açtık ve her harfini birlikte karaladık. birlikte kurduğumuz her hayalin gerçekleşeceğine inandık ve her hayal kırıklığında; çabuk düzelmesi için herşey birbirimize yaslandık. zaman ilerlesede, şehirler değişsede, yaşantımızdan kıymet bilmezler geçip gitsede biz birbirimizden hiç ayrılmadık.biz birbirimize gerçek bağlarla bağlandık; belki de bu yüzden ne kırıdık ne alındık ne de darıldık.
galiba biz seninle en zor olanı başardık; büyüyen herşeye inat hep 16 yaşımızda kaldık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
