23 Şubat 2008 Cumartesi

sana...
...beni nereye götüreceğindan emin olamadığım bir arabanın içindeyim, cama vuran yağmur taneleri, karanlık sokakları izlerken aklımda bir düşünce "sen olmazsan ne olurdu?"
...yaşadıklarından yorulmuş bedenim, işte sonunda istediğim yerdeyim, bilgisayarın ekranında birleşirken kelimeler iki yorgun kalp savaşını vermekte bitmekte olan herşeyin. aklımda bir düşünce "sen olmazsan ne olurdu?"
...gecenin karanlığında ölümle yüzleşmekte ruhum, uykularımı kaçıracak kadar huzursuzum,birşey düşündüm sonrada unuttum ve en önemlisi bugün ben seninle yeniden doğdum.
senin için edebi şeyler yazmaya çalışarak duygularımı gölgelemeyeceğim. işte sana gerçek duygularım.
benim hayatım seninle anlam buldu, yaşadığım herşey seninle güzelleşti ve ölümsüzleşti. sen olmasaydın ne olurdu sorularım cevap buldu. evet sen olmasaydın da ben olurdum, yaşardım ama hangi anım bu kadar güzel ve eğlenceli olurdu. mesela espiriler bu kadar komik olurmuydu, anıları bu denli biriktirirmiydim ceplerimde nasıl olsa anlatacak bi sen olmasan bile.
biz seninle ilk başladıktan sonra herşeye; herşey çok güzeldi ve çok muhabbet tez ayrılık getirdi. biz aslında çok kolay bulacakmışız gibi çabuk harcadık birbirimizi. tadı müthiş bir pastayı hemen bitirmek ister gibi.
ama beraberde yapamadık ayrıda, aslında kolay çözemedik şifremizi.
o kış gününde yalnız kaldığım zaman istanbulda, sende vardın yanımda, bir telefon uzağımda. sonra nazar değmişti bir bakıma ve kavga etmiştik bir hiç uğruna.herşeye rağmen yanımda olacaksın sanmıştım, herşeye rağmen yanında olacağım sanmıştım.
böyle kötü geçti günler ve biz sanki yapışık ikizler, hiç kopamadık birbirimizden
ve bugün
sen olmazsan ne olurdu?
işte sen yoktun, artık istediğimde telefonda bile değildin.
ve ben;
sen olmadığında ne komik espiriler yapabildim ne de sana anlatacak birşeyler biriktirdim.
işte ben sensiz; siyah beyaz tabloda bir palyaço gibiyim.

1 yorum:

seval dedi ki...

geçmişin hiçbir izi kalmadı kalbimde ne kırgınlıklar ne yaşananlar. artık yeni bi sayfa açtım kendime. sayfamda herkez yeni, herkeze verilen değer de yeni ama bir sen eskisin bende, bir sen aynı, bir sen değerli, bir sen eski değerini kaybetmeyen.. yeni sayfamda bir sensin eskiyi bana hatırlatan, özlemleri. sevinçleri, mutlulukları, paylaşmayı her anı, her yaşanılanı, bir sensin dert ortağım. eskiden bana hatırlatmadığın tek şey kırgınlıkların, hepsini unuttum. 2008 başka olacak dedim kendime, yeniden doğdum hayata, herşeyi yeni öğrenir gibiyim, emekliyorum, yürümeye çalışıyorum, yeni yüzler tanıyorum. tanıdık yüzler de var karşımda ama hepsine format atılmış sanki. eski bir yüz ama değeri hiç eskimeyen bir tek varlığı hissediyorum. anlıyorum ki o can, o canan, o cananım...